Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Einstein’dan Atatürk’e Mektup

Resim
“Ekselansları,

OSE Dünya Birliği’nin şeref başkanı olarak, Almanya’dan 40 profesör ve doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. 
Sözü edilen kişiler, Almanya’da yürürlükte olan yasalar nedeniyle mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. 
Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir. Bu bilim adamları, bir yıl müddetle, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. 
Bu başvuruya destek vermek maksadıyla, hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek…

Timur ile Karınca Hikayesi

Resim
Çağatay Hanı'nın emrinde çalışan orta dereceli bir komutan olan Timur 1000 kişilik bir kuvvetle dostuna (Fahreddin) yardım etmiş geri dönüyordu.Hem yardım ettiği için mutluluk ve gururu hem de adamlarını kaybettiği için üzüntüyü yaşıyordu. Hiç beklemediği bir anda saldırıya uğradı. Bu saldırıya karşılık verildi ama Timur sağ elinden ve ayağından ok yemişti.

Timur acıyla bir duvarın önüne oturdu. Eli ayağı tutmaz bir durumda hiçbir gücü kalmadığını düşünüyordu. Çok üzgündü ve her şeyin bittiğini biliyordu. 34 yaşında hayatının baharında kurduğu tüm hayalleri bir bir uçup gidiyordu. Bunları düşünürken başını çevirdi ve bir karınca gördü. O karıncayı takip etmeye başladı. O an için Timur' un hayatında ve düşüncelerinde o karınca vardı sadece ve bir farkındalık yaşadı.

Neydi bu farkındalık? Karınca dayandığı dik duvara tırmanmaya çalışıyor her defasında düşüyordu ve hiç yılmıyordu. Birçok denemeden sonra karınca o duvarı aşmayı başardı. Timur o an içinden '' Bir karınca bu…

Deliler Fatih'in Fermanı: Yeniden Türk Sineması

Resim
Deliler Fatih Fermanı filmi vizyona daha girmeden Osmanlı'da Deliler kimdir şeklinde sorular gelmeye başladı. Büyük merakla beklenen filmin konusu ile ilgili detaylar ve filmin kısa değerdirmesi Anadolu Tarih'te!
23 Kasım'da beyazperdede izleyici karşısına çıkan Deliler filmi konusu; Fatih Sultan Mehmet’in gönderdiği Osmanlı elçisi Romanya Prensi Vlad tarafından infaz edilmiştir. Yaşanan olay karşısında Fatih Sultan Mehmet, Vlad’ı öldürmesi için Baba Sultan’a ferman verir. Baba Sultan görev için Gökkurt, Çebi, Suskun, Adsız, Mübariz, Kongar ve Aşgar’dan oluşan Deliler Birliği’ni Kuman’la birlikte Edirne’den Targoviçte’ye gönderir. Deliler, Alaca köyü yakınlarından geçerken Vlad’ın çetesinin köye saldırdığını öğrenir. Deliler’in amacı önce köyü kurtarıp ardından Vlad’ı infaz etmektir. 




Osman Kaya yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, Kazıklı Voyvoda Vlad Tepeş’i Erkan Petekkaya, Gökkurt'u Cem Uçan, Aşgar'ı İsmail Filiz, Alaca'yı Nur Fettahoğlu, Baba Sultan'ı…

Sadrazam Öküz Mehmet Paşa

Resim
Osmanlı Sadrazamlarının 55.si, Lakapları; Damat, Kara, Kul kıran, Öküz


İstanbul Karagümrük ’de 1550 de doğmuştur. Babası Kara Ali adında bir öküz nalbandı olduğundan kendisine “Öküz”, ayrıca esmerliğinden ötürü “Kara”, Mısır’daki asi kölemenleri tepelemesi nedeniyle de “kul kıran”, Sultan I. Ahmet’in yedi yaşındaki kızı Gevherhan Sultan ile evlendiği için “Damat ” lakaplarını almıştır. Fakat en yaygın lakabı “Öküz “dür. İstanbul’un fethinden sonra Aksaray ve civarından İstanbul a getirilen Anadolu insanından olan Ulu kışlalı Ali oğlu Mehmet 1567 senesinde Enderun-u Hümayuna Has oda Ağalarından olarak alınmış, saraydan yetişmiş, İçkiler Kethüdası, Silahtar olmuş 1607 senesinin Nisan ayında Vezirlik payesi ile deniz yoluyla İskenderiye ‘ye giderek Mısıra Vali olmuştur. 
Orada kendisini halka sevdirerek, Kahire de imar hareketlerine girişmiş, Mısırlı askerleri asi Kalenderoğlu’ na karşı Kuyucu Murat Paşa’ nın hizmetine göndermiştir. Oradaki bu askeri isyanı bir kaç bin askeri öldürtmek su…

Atatürk’le Yarış ve İnönü’nün Meşhur Çivileme Atlayışı

Resim
Atatürk Florya’da yüzerken başbakan İsmet İnönü görür ve seslenerek İnönü’yle yarışmak ister. İnönü’nün yanıtı “Paşam, ben yüzme bilmem ki” olur. Atatürk bunun üzerine İnönü’den kısa sürede yüzme öğrenmesini ve kendiyle yarışa girmesini ister. İsmet İnönü bu konuşmanın üzerine Heybeliada’daki Deniz Askeri Lisesi Subayı Ulvi Tekeş’le tanışır. Kısa bir süre içinde ondan yüzme öğrenir. İnönü, ilk çivileme atlayışını bu eğitimleri sırasında yapar. Sonraki yıllarda bu atlayış İnönü ile bütünleşir.

İsmet İnönü yaz aylarını ailesiyle birlikte genellikle Heybeliada’da geçirmiştir. İnönü, ünlü çivileme atlayışını Heybeliada’da bulunan plajın tahta iskelesinden yaptığında yaz sezonu açılmış sayılıyor ve gazeteler özellikle bu ilk atlayışın haberini yapmak için hazırda bekliyorlarmış. İnönü plaja indiğinde etrafını gençler sarar, bir tören havasında atlayışın yapılacağı iskeleye yürünür ve İsmet İnönü’nün çivilemesiyle beraber tüm gençler iskeleden suya atlarmış. İsmet Paşa gibi denize çivilem…

Çin İmparatorunun Ölümsüzlük Arayışı ve Kilden Askerler

Resim
20. yüzyılın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri Çin’de oldu. Çin’in ilk imparatoru ile birlikte gömülen kil askerler 1974’te tesadüfen keşfedildi. Fakat bu askerlerin nöbetini tuttukları imparatorun mezarı çeşitli kaygılarla henüz açılmadı.

Mart 1974’te Çin’in Shanxi eyaletinin başkenti yakınlarında bir köyde Yang Zhifa adlı çiftçi, kardeşleriyle birlikte nar ve ayva bahçelerini sulamak için bir kuyu açıyordu. Küreği kilden yapılma bir heykele çarpmış, bunu Buddha heykeli sanmıştı. Birkaç ay içinde yetkililer ve arkeoloji ekipleri buraya akın etti.

Çiftçinin karşılaştığı şey 20. yüzyılın en büyük arkeolojik buluşlarından biri olacaktı. Tarlanın altında gömülü halde gerçek insan boyutunda ustaca yapılmış binlerce kilden asker heykeli bulundu. Terrakotta ordusu olarak da bilinen bu heykeller 2300 yıl öncesine, Çin’i birleştiren ilk imparator Çin Şi Huang dönemine aitti.

Bu keşfin Kültür Devrimi’nin son dönemlerine rastlaması belki de şanstı; zira 1969’da Kızıl Muhafızlar Ming impar…

Antropolojik Bulgularla Bozkır’ın Son Fatihi: Emir Timur

Resim
“Dünya iki hükümdarın sahip olacağı kadar değerli değildir.”


Bu söz 27 devleti hâkimiyeti altına alan Bozkır’ın son fatihi Emir Timur’undur… Onun öyküsü Maveraünnehir’in karmaşa ve yıkımla dolu olduğu günlerde başlar. Tarih 1360’ların ilk yılları, Timur genç ve tecrübesiz bir askerdir. Türkistan büyük bir çatışmaya sahne olmuş, tecrübesiz asker bu çatışmada ayağından yaralanmış ve sağ elinden okla vurulmuştur. Bu olay onun tarihe Aksak Timur olarak geçmesine neden olacaktır. Kendini güçsüz ve bitik hisseden yaralı asker, bir köşeye çekilir ve tüm dünya işlerini bırakmak ister. Tam o esnada gözüne küçük bir karınca ilişir. Karınca dayandığı dik duvara tırmanmaya çalışıyor ancak bir türlü başarılı olamıyordur. Birkaç denemenin ardından bu çelimsiz karınca duvara tırmanmayı başarır ve bu ana şahit olan Timur, bir dünya imparatoru olmayı böylelikle kafasına koyacaktır.

Emir Timur’un Mezarı

Türkistan şehirleri, Emir Timur zamanında, mavi ve yeşilin her tonunda çinilerle süslenmişti. Ticaret…