Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Selehaddin Eyubi'nin 10 Liderlik Sırrı

Resim
ilim öğren ya cihad et

Selahaddin Eyyubî’nin şahsiyeti üzerinde Zengîler Devleti’nin ünlü hükümdarı Nureddin Mahmud Zen­gî’nin (1146-74) büyük etkisi olmuş­tur. Selahaddin, ölümüne kadar Mı­sır’ı Nureddin’in naibi sıfatıyla idare etmiş, iç ve dış düşmanlara karşı ko­rumuş ve bu bölge için gerekli idarî, askerî, kültürel ve iktisadî reformları yaparak ülkeyi içte ve dışta itibarlı hale getirmiştir. Yemen, Hicaz, Libya ve Kuzey Sudan’ı kontrolü altında tu­tan Selahaddin, 3. Haçlı Seferi sırasın­da verdiği mücadele ve sağlam duru­şu ile İslam dünyasının kahramanlık sembolü haline geldi. Aynı zamanda imarcı, kültürel ve insani değerlerin koruyucusuydu. Zamanını ilim, cihad veya devlet işleriyle geçirirdi.

Davana inan, hedefe kilitlen

Nureddin Zengî’nin ölümünden sonra iki ana gaye uğrunda çaba har­cadı: 1) Nureddin döneminde oluştu­rulan siyasî birliği dağılmaktan ko­rumak ve onun zamanında girişilen imar faaliyetlerini devam ettirmek, 2) bir türlü gerçekleştirilemeyen Ku­düs’ün ve sahil bö…

Osmanlı'dan Kalma Deve İskeleti Bulundu

Resim
Avusturya’da 17. yüzyıldan kalma bir mahzende Osmanlı ordusu tarafından binek hayvanı olarak kullanıldığı sanılan bir devenin iskeleti bulundu. 1683’te Dördüncü Mehmet dönemindeki İkinci Viyana Kuşatması sırasında Viyana yakınlarındaki Tulln kentinde bırakıldığı veya takas edildiği sanılan hayvanın kemikleri Orta Avrupa’da hiç eksiksiz bulunan ilk deve iskeleti oldu. Kemikler üzerinde yapılan DNA analizi, hayvanın orduda popüler olan melez bir deve türünden olduğunu ortaya çıkardı.

Kemiklerde ayrıca, hayvanın üzerine eyer takıldığını ve binildiğini gösteren belirtiler bulundu. PLOS One dergisinde yayımlanan bulgular, kentte yeni bir alışveriş merkezi yapılması için sürdürülen çalışmalar sırasında yapılan arkeolojik bir kazıda ortaya çıkarıldı.



Mahzende bulundu

Araştırmacılar tamamıyla korunmuş olan deve iskeletini, atılan çöpler, çanak ve çömleklerle dolan bir mahzende buldu. Konuyla ilgili makaleyi kaleme alanlardan Dr Alfred Galik, BBC’ye verdiği demeçte, “ilk başta tuhaf bir büyükbaş …

Tokat’ta Antik Kent Gün Yüzüne Çıktı

Tokat’taki Sebastapolis Antik Kenti’nin gün yüzüne çıkarılması için ören yerinin üzerinde kurulu Sulusaray ilçesinin başka yere taşınması düşünülüyor.

Tokat’ta Sebastapolis Antik Kenti üzerinde kurulu bulunan ve merkez nüfusu 3 bin 500 olan Sulusaray ilçesinin, ören yerinin gün yüzüne çıkarılması için başka yere taşınması planlanıyor. Sulusaray Belediye Başkanı Halil Demirkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sebastapolis Antik Kenti’nin ilçe merkezinde yer aldığını söyledi. Antik kentin 3 medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Demirkol, “Antik kentte 22 sene aradan sonra 2013 yılında kazı çalışmaları başladı, 3 yıldır devam ediyor. Bu sene 10 evimiz kamulaştırılacak. Kazı çalışması bu sene de sürecek. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz.


Sebastapolis Antik Kentimizi gün yüzüne çıkarmak için ilçemizi buradan başka bir bölgeye taşıyacağız.”Demirkol, antik kentin üzerinde çok sayıda ev bulunduğunu, bu evlerin bir an önce boşaltılması ve TOKİ …

İlber Ortaylı - eski dünya Seyahatnamesi

Resim
İLBER ORTAYLI İLE ESKİ DÜNYA’YA YOLCULUK FIRSATI…

“Eski Dünya Seyahatnamesi rastgele bir isim değil. Henüz Balkanlar ve Ortadoğu’nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerimi içeriyor. Tarih, gezginin vazgeçemeyeceği bir değerlendirme alanı… Benim eski dünyam, bugün artık değişiyor.”

İLBER ORTAYLI

Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı?
Peki ya hem okuyup hem de gezme imkânı bulanlar? Küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Balkanlardan Avrupa’ya, Akdeniz’den Uzakdoğu’ya 45 yıldır gezen “seyyah” İlber Ortaylı’ya eşlik etmek isterseniz ESKİ DÜNYA SEYAHATNAMESİ tam size göre!
Isfahan, Venedik, Kudüs, Kırım, Tokyo, Yemen, Barcelona, Girit, Berlin, Japonya, Kafkasya, Hindistan, Bosna… Günümüzün Evliya Çelebi’si İlber Ortaylı’nın henüz Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu’nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerine eşlik ederken ülke ve şehirlerin büyülü zamanlarına gidecek ve seyahat notları üzerinden, artık değişen, izleri silinmeye başlayan Eski Dünya’nın kapıların…

Ön-Türklerin Ortaya Çıkışı

Ön Türklerin ortaya çıkışı ile Dünya Tarihi yazılmaya başlandı. Asya steplerinde ortaya çıkan bu toplum, tarihin sonraki evrelerinde Dünya medeniyetini inşa edecektir.








Ön Türk’ler! Yani Türk’lerin ataları. Türk Tarihinde henüz son 100 yılda gün yüzüne çıkartılabilmiş ve günümüz teknik imkanlarıyla ana hatlarına ve kısmen de olsa detaylarına vakıf olabildiğimiz Ön Türkler dönemi tarihimiz açısından fevkalade öneme sahiptir. Öncelikle Ön Türk ifadesini netleştirmemiz gerekiyor. Ön Türkler, Türk olarak tanımladığımız etnik kimliğin kökenlerini teşkil eden unsurlardır. Bu unsurlara tam anlamıyla Türk’tür diyemeyiz. Çünki bu toplum kendilerine henüz “Türk” dememektedir. Kendilerine Türk sıfatını koymaları binlerce yıl sonra gerçekleşecektir.


Bunun yanında Türk değildir dememizde mümkün değildir. Zira Türk kimliğini oluşturan genetik, etnik, kültürel, dini ve toplumsal temeller Ön Türk’ler döneminde inşa edilmiş ve günümüze kadar Türk’ler tarafından miras olarak kabul edilerek yaşatılmıştır…