Türk Destanlarında Dokuz Sayısı




Özellikle Oğuz Kağan Destanı’nda önemli bir yer tutan dokuz rakamı, Türk kültüründe de en çok kullanılan sayılardan biridir. Destana göre Oğuz Kağan’ın seferlerden zaferle döndüğünde dokuz bin koyun, dokuz yüz sığır kestirdiği, derisinden doksan dokuz havuz yaptırdığı ve dokuzuna rakı, doksanına kımız doldurttuğu ifade edilmektedir.

Yaratılış destanına göre, Tanrı, dokuz dallı bir ağaç ve bu ağacın her dalının altında bir insan yaratmıştır. Yedi kat gökten sonra gelen Arş ve Kürsî birer kuşatıcı kat sayılarak, göklerin dokuz kattan oluştuğuna inanılmıştır. Şamanların, âyinlerde dokuz kat göğe çıkıp, dokuz katı da dolaşarak indiği de kaynaklarda dile getirilmektedir. Şamanın birçok uygulamasında dokuz rakamı ibadet ritüelinde önemli bir yer tutmaktadır. 

Tanrı Ülgen’in dokuz oğlu ve dokuz kızı, Yeraltı dünyasının başı Erlik Han’ın da Karakızlar denilen dokuz kızı vardır. Zaten Şaman cübbesinin yakasından sallanan dokuz küçük kukla Ülgen’in dokuz kızını, küçük cübbeler ise onların elbiselerini temsil etmektedir.


Altay Türklerinin bir kıyamet tasvirine göre denizin dibinde dokuz çatallı karataş bulunduğu, kıyamet zamanında bu taşın dokuz yerinden çıkacağı, demirden ve koyu sarı renkte atlara binmiş dokuz savaşçının etrafa saldıracağı ifade edilmektedir.

Manas Destanı’nda da, Manas’ın cesedi, dokuz gün bekletilmiş, Doksan kısrak kesilmiş, halka dokuz kat kumaş dağıtılmıştır. Manas’ın dirilmesi ile de, her biri dokuz deve ile dokuz inek kestirilmiştir.

Kaynakça:
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Alparslan Küçük, “Türk Destanlarında Sayı Motifinin Yansımaları”, Gazi Üniversitesi Türkiyat Dergisi, Güz 2013/13, ss.104-105.


Bu blogdaki popüler yayınlar

Mete Han Kimdir? Dönemindeki Olaylar Nelerdir?

Altay ve Tanrı Dağları

Abdülhamid Han'ın Büyük Sırrı : (Türklerin Gizli Armasının Sırrı)